OBEZİTE KADERİNİZ OLMASIN - METABOLİK CERRAHİ VE MİDE BOTOKSU

 

OBEZİTE VE METABOLİK CERRAHİ

Obezite, ülkemizde ve dünya genelinde bir salgın halinde giderek artan bir hastalıktır.

Diğer tedavi yöntemleri başarısız olduğunda Obezitenin ameliyat ile tedavi yöntemleri başlıca seçenek olmaktadır. Pek çok ameliyat yöntemi olmasına karşın günümüzde sıklıkla:

  • Sleeve Gastrektomi (Tüp Mide)
  • Roux-N-Y Gastrik By Pass (Mide By Pas’ı)

en çok uygulanan yöntemlerin başında gelmektedir.

OBEZİTE NEDEN ÖNEMLİ

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre Dünya’da 20 yaş üstü nüfus içinde 1,4 milyar kişi fazla kiloludur. Bunların içinde 200 milyon erkek ve 300 milyon kadın obezite nedeniyle sorunlar yaşamaktadırlar. Bir başka deyişle Dünya nüfusunun % 10’u obez olarak kabul edilmektedir. TÜİK verilerine göre Türkiye'de 15 yaş üstü bireylerin yüzde 34,8’inin fazla kilolu, yüzde 17,2’ sinin ise obez olduğu ortaya kondu. Obezite pek çok sağlık sorununa neden olması sebebiyle artmış ölüm riskine neden olmaktadır. Buna ek olarak, fazla kilolu ve obez kişilerde Tip 2 Diyabet (Şeker Hastalığı) % 44, iskemik kalp hastalığı % 23’ü ve bazı kanser çeşitleri % 7 ile %44 oranında daha fazla görülmektedir.

TÜP MİDE AMELİYATI İLE KADERİNİZ DEĞİŞSİN

Tüp mide (Sleeve Gastrektomi): Tüp mide (muz mide) ameliyatı günümüz obezite cerrahisinde en sık uygulanan yöntemlerin başında yer alır. Bu ameliyatla midenin neredeyse 3/4 lük kısmı çıkarılarak yaklaşık bir muz büyüklüğünde bir tüp mide haline getirilmektedir. Böylelikle hem mide kapasitesi küçültülmekte hem de mideden salgılandığı bilinen iştah açıcı hormonun (Ghrelin) daha az salgılanması sağlanarak etkili bir kilo kaybına sebebiyet verilmektedir. Bu ameliyatla besinlerin emilimi bozulmadığından vitamin ve mineral takviyesine gerek yoktur.

TÜP MİDE AMELİYATININ DİĞER OBEZİTE AMELİYATLARINA GÖRE AVANTAJLARI NELERDİR?

  • Laparoskopik (Kapalı) olarak yapılabilir, böylelikle yara iyileşmesi daha hızlı olmakta, ağrı daha az olmakta, hastanede kalış süresi kısalmaktadır.
  • Midenin kapasitesi küçültülmekte fakat fonksiyonları değiştirilmediğinden birçok besin gurubunun az olarak tüketilmesine olanak sağlar.
  • Ghrelin (açlık hormonu) üretilen midenin fundus bölgesi çıkarıldığından iştah da azalmış olur ve kilo kaybı meydana gelir.
  • Pilor denilen ve gıdaların mideden yavaş ilerlemesini sağlayan ve böylece sindirimi kolaylaştıran kapak mekanizması korunduğu için dumping sendromu önlenir. Alınan gıdalar mideyi daha geç terk ettiği için diğer ameliyatlara göre daha uzun süre tokluk hissi yaşanmaktadır. Dumping sendromu,  Mide By pass ameliyatından sonra gelişebilmektedir.
  • Bu ameliyatta bağırsağa dokunulmadığından, by pass ameliyatlarında görülebilen bağırsak tıkanıklığı, darlık, ülser, kansızlık, protein ve vitamin eksikliği, osteoporoz (kemik erimesi), gibi riskler ortadan kalkar.
  • Süpermorbid obeslerde (VKİ> 50 kg/m2) ard arda yapılacak ikili ameliyatlarda ilk aşama ameliyat için çok etkili sonuçlar verir.
  • Kronik inflamatuar bağırsak hastalığına sahip obeslerde (Crohn vb.) by pass ameliyatları riskli olduğundan, böyle hastalara rahatlıkla Tüp mide ameliyatı yapılabilir.

TÜP MİDE AMELİYATI SONRASINDA KİLO KAYBI NASIL GERÇEKLEŞİR

  • Tüp mide ameliyatı sonrası iki mekanizma ile kilo kaybı gerçekleşmektedir.
  • Mide hacminin küçültülmesi ile mekanik bir kısıtlanma ve mide hareketlerinin
    azaltılmasına bağlı kilo kaybı,
  • Ghrelin olarak bilinen bir maddeyi üreten mide dokusu çıkarıldığından hormonsal
    bir değişiklik meydana gelmesi sonucu kilo kaybı,
  • Tüp Mide Ameliyatında Ghrelin üretilen midenin fundus bölgesi çıkarıldığından
    iştah da azalmış olur ve kilo kaybı meydana gelir.

 

TÜP MİDE AMELİYATI SONRASINDA BESLENME

Ameliyattan 24 saat sonra renkli bir sıvı (metilen mavisi veya kontrast)  içirilerek ‘’leakage’’ yani kaçak testi yapılmaktadır. Kaçak ihtimali çok düşükte olsa bu test ile emin olduktan sonra 2. Gün öncelikle yudum yudum su ve takiben meyve suyu, tanesiz hoşaf, komposto suyu ve meyve çayları başlanmaktadır. 3. Gün tanesiz çorba, ayran ve yoğurt başlanmaktadır. Kişinin uyumuna göre bu beslenme rejimine her gün ilave gıdalar eklenmektedir. Bir hafta olunca haşlanmış sebze ve meyveler alınabilmekedir. İkinci hafta rafadan yumurta, 3. Hafta balık, 4. Hafta ise kıymalı yemekler yenilebilmektedir. Hastalar ameliyat sonrasında 1-2 haftalık bir sıvı gıda diyeti ile aşamalı olarak 3. haftada pürelere ve birinci ayın sonunda tedrici olarak katı gıdalara geçerler. Ameliyattan sonra 6 hafta geçtiğinde ise çikolata hariç her türlü gıda serbest edilmektedir. Gıda alımı toplamda oldukça azalır. Porsiyonlar küçülür. Daha uzun çiğneme önem kazanır. Ama burada ameliyatsız yapılan diyetlerden farklı olan ve hastaya kilo vermesinde yardımcı olan esas nokta iştahta olan azalmadır. Bu etki ilk aylarda çok daha fazla olur. Bazı hastalar daha önce severek tükettikleri gıdaları, tatlıları artık hiç aramayabilirler.

 

MİDE BOTOKSU (ENDOSKOPİK GASTRİK BOTOKS) NEDİR?

Mide botoksu, vücut kitle indeksi: 25-35 arasında değişen ve uzun süreli diyet programlarına rağmen kilo veremeyen hastalarda, endoskopik yöntemle uyutularak yaklaşık yarım saate uygulanan bir yöntemdir.

MİDE BOTOKSU NASIL ETKİ EDER?

Mide botoksunun etki mekanizması uygulanan bölgede mide kaslarında gevşeme sağlayarak mide boşalma hızını düşürmek, bu vesileyle erken tokluk hissini uyandırmaktır. Bunun yanısıra mideden her öğün sonrası salınan GHRELİN adı verdiğimiz iştah hormonunu azaltır.

BOTOKS ETKİSİ NE ZAMAN BAŞLAR VE NE KADAR SÜRER?

Uygulama sonrası 4.günden itibaren etki başlar ve hasta daha az porsiyonlarda doymaya başladığını farkeder. Hem iştahın nispeten azalması hem de gıdaların midede daha fazla kalması sonucu erken eskiden 1 porsiyonla doyarken botoks etkisiyle yarım porsiyonla doymaya başlar. Ancak mide botoksunun bu etkisi ömür boyu değildir, yaklaşık 6 ay kadar sürer.

MİDE BOTOKSU TEKRAR YAPTIRILABİLİR Mİ?

Mide botoksu 6 ay etkili olduğundan ideal kiloya ulaşılamayan durumlarda, rahatlıkla tekrarlanabilir. Ancak alışkanlık haline getirilmemelidir. Tekrar tekrar mideye botoks uygulamak yerine kişisel iradenin konuşturularak, düzenli ve bilinçli beslenme, spor ve egzersizin bir yaşam şekli haline getirilmesi çok daha yerinde olacaktır.

MİDE BOTOKSUNU TEKRARLAMANIN BİR ZARARI VAR MI?

Mide botoksunun tekrar tekrar uygulamanın kilolu hastalarda ciddi bir zararı yoktur. Ancak morbid obez hastada uygulanacak tekrarlar midenin sert bir fibrotik hal almasına sebebiyet verebilir. Bu durum hasta ileride obezite cerrahisini düşündüğünde ameliyat sırasında kanamalara yada kaçaklara davetiye çıkarabilir. O nedenle prensip olarak vücut kitle indeksi 35'in üstünde olan hastalara mide botoksu uygulanmamalıdır. 

MİDE BOTOKSU KİMLERE UYGULANIR?

Cerrahide yıllardan beri değişik hastalıklarda örneğin; Akalazyada, kronik anal fissur'da, oddi sfinter disfonksiyonlarında ve  kozmetolojide cild kırışıklıklarının önlenmesinde, botilinum-A toksininin sinir hücresini bloke ederek, ilgili kasın kasılmasını engellemesi mekanizmasından istifade edilerek kullanılagelmiştir. Ancak son yıllarda kilolu yada aşırı kilolu hastalarda da kullanıma girmiştir. Kilo verdirmek amacıyla dünya genelinde ilk kez 2005 yılında Norveçli hastalar üzerinde uygulanmış ve etkili sonuçlar alınmıştır.

• Diyet ve ekzersiz programlarına rağmen yeterli kilo kaybı sağlanamayan hastalarda
• 18 -65 yaş aralığında vücut kitle indeksi 25-35 arasında değişen hastalarda
• Mide balonu taktırmak istemeyen, ameliyattan korkan hastalarda yardımcı yöntem olarak uygulanabilir.       

MİDE BOTOKSU MORBİD OBEZLERE UYGULANABİLİR Mİ?

Bu yöntem vücut kitle indeksi 25-35 arasında değişen kilolu yada aşırı kilolu hastalara uygulanır. 
Vücut kitle indeksi 35 in üstünde olup yandaş sistemik hastalığı (Şeker, tansiyon vb) olan Morbid obez hastalarda etkili değildir. Bu hastalarda cerrahi müdahale ön planda düşünülmelidir.

MİDE BOTOKSU KİMLERE UYGULANMAZ?

• Botulinium toksinine karşı allerjisi olan hastalara
• Midede yaygın ülserleri ve gastriti olan hastalara
• Şeker hastalarına uygulanmamalıdır.

MİDE BOTOKSU SONRASI HERŞEYİ YİYEBİLİR MİYİM?

Bu yöntem hastaya bağımlı bir yöntem olup uygulama sonrası kötü beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi ve duygusal açlık vb psikolojik etmenlerin de bertaraf edilmesini gerektirir. Bu nedenle mide botoksu sonrası hasta düzenli bir diyetisyen kontrolünde kalmalı, duygusal açlık durumu varsa psikoterapi desteği almaya özen göstermelidir.

Mide botoksu uygulanacak hastaların zayıflama konusunda kararlı ve uyumlu kimseler olması, tedavinin başarılı olması bakımından önemli bir koşuldur.

Hızlı Randevu